asimilasyon

BMİHYK’NİN DOĞU TÜRKİSTAN ZİYARETİ

Hazırlayan: Kamer Artış

 

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet'in Mayıs ayında Doğu Türkistan’ı ziyareti konusunda ÇKP ile anlaşması, adıgeçen Komisyonun, ÇKP'nin, “Suçlayıcı soruşturma varsayımı değil, dostane bir ziyaret" koşulunu kabul ettiği anlamına gelir.

Bilindiği gibi yalan konuşmak, delillerle ispatlanan suçlarını bile inkar etmek ve oyunlar sahneleyerek aldatmak, komünist ve faşistlerin hep kullandığı yöntemlerindendir. Çinliler bu konuda daha da mahirdir. Onların bu konudaki başarısı, kendilerine tarihte birçok savaş zaferi kazandıran “36 strateji” ve onları iktidarda tutan “Shang Lordunun Beş Taktiği” vb. hilelerine dayanmaktadır.

Kadim tarih örneklerini bir kenara bırakıp bugünkü Çin Komünist Partisi (ÇKP) hükumetinin son yıllardaki icraatlarına baktığımızda, anılanın DTÖ kurallarına aykırı ticaretleri, dünyaya hakim olma hayali olan “Çin Rüyası” projesi Kuşak, Yol girişimindeki kredi tuzakları; Bulaşıcılığını gizleyerek dünyaya yaydığı ve büyük can ve ekonomik kayba yol açan Covid19’u; Uygurların tarihini, etnik kökenini, kültürünü, dini inançlarını uydurup kendini rezil ettiği Beyaz Kitapları ile diğer yayınları, varlığı güçlü belgelerle kanıtlanan, 21. Asrın  en kötü insanlık suçu olan toplama kampları, işkenceler, toplu tecavüzler, kısırlaştırmalar, katliamlar, organ toplamalar dahil birçok suçları ve ifşa olanları inkar etmesi gibi eylemlerine şahit olmaktayız. Bunun en güncel örneği, kendine bağımlı hale gelen yabancı ülkelerden seçerek Doğu Türkistan’a davet ettiği diplomat ve gazeteciler için sahnelediği oyunlar neticesinde bu ziyaretçilerin propagandaları ile toplama kampları ve Uygur soykırımını ta ki güçlü kanıtlar ortaya çıkıncaya kadar gizlediği ve ortaya çıkan kanıtları yine pişkinlikle inkar edegeldiğidir. ÇKP'nin bu sefer, BM’yi kullanarak aynı oyunları ile dünyayı kandırmak niyetinde olduğu aşikardır.

Bechelet Hanım’ın uydular aracılığıyla adresleri belirlenen gerçek toplama kamplarına girmesine ve bu kamplarda tutulan aydınlarımız, din bilginlerimiz, işadamlarımız ve sanatçılarımızla bir araya gelmesine, kısırlaştırılmış Uygur kadınlarını incelemesine, çocuk kamplarına girip asimilasyona tanık olmasına, yıktırılan camileri, milli mimarileri, tarihi çarşıları ve boşaltılan mahalleleri görmesine izin verilmeyen Doğu Türkistan ziyareti, sadece ÇKP’nin işlediği insanlık suçlarını paklamasına yardımcı olmaya ve Uygur soykırımını engelsiz tamamlanmasını teşvik etmeye yarar.

ÇKP'nin Uygurlara yönelik soykırımının, BM Soykırım Sözleşmesinin maddelerine tam olarak uyduğuna dair kanıtlara rağmen, bu teşkilat şimdiye kadar ÇKP'yi kınamak için gerçek kimliği ile tutarlı bir pozisyon alamamıştır. Ayrıca Bechelet Hanım'ın daha önce yayınlayacağını duyurduğu soykırımla ilgili raporu açıklamaktan vazgeçmesi de şüphe uyandıran bir husustur.

BM gerçek kimliğini koruduğunu iddia edebiliyorsa, ÇKP'nin şartlarını kabul edecek bu ziyareti iptal etmeli ve mümkün olan en kısa sürede kanıtlara dayanarak, ÇKP’nin Uygur soykırımını onaylamalıdır. Aksi takdirde BM'nin gerçek kimliğini kaybettiğini ve ÇKP'nin aletine, hatta misyonuna dönüştüğünü göstermiş olacaktır. Bunun delili, ÇKP’nin, dünyanın gözü önünde, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi yetkisini kötüye kullanarak, tüm kararların lehine çıkmasını sağlamasıdır.