Tarih

Şehadetinin 24. Yılında Üstat Nizamiddin Hüseyin'ı Anıyoruz!

                                                                                                                                                                                                 Üstat Nizamiddin Hüseyin Efendi, 20. yüzyılda Uygur tarihinde köklü geçmişe sahip bir kişidir. O, 1940’lı yıllarda Uygur Halkının Milli Kurtuluş yılları döneminde 16 yaşında Taşkorgan partizanlarına katılmış, çok kez ağır yaralar almış ve Ölmez Tohtimet adını almıştır. Doğu Türkistan Cumhuriyeti Çin’le 11 maddeli antlaşma yaptığı dönemde Milliyetçi Çin tarafından tutuklanarak hapse atılmıştır. 1946 Koalisyon dönemindeki baskıyla serbest bırakılmış ve Urumçi’de Sincan Enstitüsü Tarih Coğrafya Fakültesi’ne girmiştir. 1951-1957 yılları arasında Sincan Gazetesi’nde muhabir, editör olarak görev yapmıştır. 1958 yılında ise “Şiddet yanlısı Milliyetçi, Pantürkist” olarak suçlanıp 1978’e kadar 20 yıl hapiste kalmıştır.

Bu süreç içerisinde bulduğu her fırsatta hapisten kaçmayı başarmıştır. 1980’li yıllarda Kültür Devrimi’nin  bitmesiyle ve bir kısım aydınlar özgürlüğe kavuştuğunda Üstat da Uygur Kültürü ve İnancı hakkında birçok makaleleri yayımlayıp halk arasında ilgi gördü.

3 Mart 1997’de 71 yaşındaki Üstat bir daha tutuklandı ve son günlerini hapiste geçirdi. Mart 1998’de kefaletle serbest bırakıldıktan birkaç gün sonra 8 Nisan günü evinde şehit düştü. Olayın gerçek yüzü; Doğu Türkistan’ın büyük ittihatçısı hapishane hastanesinde zehirlendikten sonra tahliye edilmişti. 3 No`lu cezaevi hastanesinde tutulan ‘Nizamidin Hüseyin’ gözaltına alındığı süreçte, sorgusu sırasında aşırı derecede iğne ve ilaçlı işkenceye maruz kaldığı için cezaevi hastanesine götürülmüştür.

Üstadın Cezaevinde ölmesi Uluslararası kamuoyunda ve Uygur Aydınları arasında bir heyecana ve ayaklanmaya neden olacağı korkusuyla sözde kefaletle tahliye edilmiştir. Ancak 8 Nisan 1998'de zehirlenen Üstat, tutuklandıktan tam bir yıl sonra şehadet şerbetini içmiştir. Üstadın ölmeden önceki son sözleri ise şuydu; ben evimde yatakta Allah`a can teslim etmekten korkarım! Allah mücadeleyle geçen bu ömrümü şehadetle nasiplendirsin diye dua ediyorum! 

 

Cenazesi polis denetiminde herhangi bir dini ve milli tören olmadan sessizce ve sadece birkaç insanın katılımıyla gerçekleşti. Öyle ki  Çin Hükümeti onun cenazesinden bile korkuyordu.
Üstadın vefatından sonra Nizamiddin Hüseyin'in adı, eserleri ve onunla ilgili çalışmalar, anmalar ciddi şekilde yasaklandı.
Üstat Nizamidin Hüseyin’in tutuklanma sürecini  sözde Özerk Bölge Hükümeti Komünist Parti Başkanı Wang Lequan, Urumçi Emniyet Müdürü ……… Kadir ve Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı'ndan Lao Gan yönetmiştir.
Tüm hayatını Doğu Türkistan'ın bağımsızlığına ve Uygur halkının özgürlüğüne adayan Sayın Nizamidin Hüseyin, gençliğini Milli Ordu`nun  İstihbarat mensubu olarak Doğu Türkistan Bağımsızlık Savaşı’nın Taskorgan Cephesi’nde ön saflarında yer alarak geçirmiştir. Kızıl Çin işgalinden sonra yaklaşık 20 yıl Çin zindanlarında zulme ve eziyete maruz kalan Üstat tam bir fedakârlık ve kahramanlık mücadelesi vermiştir.

Muhterem Üstat hayatının geri kalanını kalemiyle insanları uyandırarak, gençleri eğiterek ve vatana millete hizmet edecek nesiller yetiştirerek geçirmiştir. Onun kızıl elması bağımsız ve bilinçli Uygur Toplumu inşa etmekti.

Nizamiddin Hüseyin’in Uygur halkına yaptığı en önemli katkılardan birisi de Doğu Türkistan'ın Kızıl Çin işgalinden sonraki direniş, protesto ve mücadelelerinin tarihini kayıt altına almak ve Uygur halkının hafızası olarak hizmet eden birçok fedakâr genci yetiştirmek olmuştur. 

 

 

Üstadın Kızıl Çin işgalinden sonra Doğu Türkistan’da yapılan direniş harekatlarını kayıt altına aldığı ‘Gök Kapaklı Arşiv’ 2005 yılında ‘Barın İnkılabının 15 yılı’ adıyla Türkiye’de yayımlandı. 

 

 

Üstat Doğu Türkistan’ın son dönemdeki direniş abidesi ve Çin işgalinden sonra Doğu Türkistan’ın sancaktarı olmuştur. Bugün dünya çapında faaliyet gösteren Uygurların özgürlük savaşçılarından ‘Dulkun İsa’ başta olmak üzere birçoğu üstadın yetiştirdiği fidanlardandır. Üstat Doğu Türkistan direnişinin kara kutusu, vatan içinde davaya ışık tutan meşalesidir. Mezarı dava arkadaşı, tarihçi ‘Turgun Almas’ ile yan yanadır. Onun Uygur halkının bağımsızlık mücadele tarihindeki şanlı izleri asla silinmeyecektir. 

 

Habibulla İzchi

Dünya Uygur Kongresi