soykırım

DOĞU TÜRKİSTAN’İN MODERN TARİHİNDE ÇIĞIR AÇAN BİR MİLLİ DİRENİŞ : BARIN AYAKLANMASI

Abdurehim Gheni UYGUR( Araştırmacı-Yazar,Aktivisit Hollanda)

YA İSTİKLAL YA ÖLÜM !

Bugün 5 Nisan 2022.  32 yıl önce bugün, 5 Nisan 1990’da , Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’in Kaşgar’a bağlı Aktu(Aktağ)İlçesinin  Barın Kasabasında  Doğu Türkistan tarihinin modern zamanlarındaki çok önemli bir dönemeç ve etkisi yıllarca sürecek olan bir milli bağımsızlık hareketi patlak verdi.  Zeyiddin Yusuf Liderliğinde başlatılan bu tarihi milli bağımsızlık hareketi bölge halkının ve tüm Uygur Türklerinin  ÇKP’li  işgalci ve  sömürgeci saldırganlara  karşı özgürlük ve bağımsızlık için savaşmaya devam edeceklerini  tüm dünyaya haykırdıkları bir milli hareket olarak tarihin altın sayfalarında yerini almıştır.  Bu milli direniş ve özgürlük hareketi  Doğu Türkistan Türklerinin tüm dünyaya  ” Biz Uygur Türkleri olarak 20.yüz yılda  da varız. Daha  ölmedik ! Özgürlük ve bağımsızlık irademizden asla vaz geçmedik !”  açıklamasını   tüm dünyaya haykırdığı   kutlu bir gündür !

Yeniden Kendine Dönüş ve Bilinçlenme Hareketi 

Bu şanlı milli direniş hareketinin öncesine bir göz atalım ;  Kızıl diktatör Mao Zedong’un ölümüyle  ” Büyük Kültür Devrimi”  sona ermiş ve  Pekin’de ÇKP Tahtını ele geçiren  Çinli Komünist kadrolar ÇKP Merkez Komitesinin 11.   Toplantısında  Çin’in bundan sonraki siyasi ve sosyal durumunu  kökten değiştiren bazı kararlar alarak uygulamaya koymuştur. Kurultayında  alınan bir dizi alınan kararlardan sonra  Doğu Türkistan da dahil olmak üzere Çin genelinde,  insanlık tarihinin bir kara lekesi olarak  kayıtlara geçen sözde kültür devrimi sırasından öldürülmekten kurtulan Hapisteki   Uygur aydınları, alimlerin, idari kadrolarda etkili olan milli  Kadrolar,  cemaat ve kanaat önderleri  ile Milletin seçkinlerinin çoğu  tutuldukları hapishanelerden serbest bırakıldılar.Onlar ünvanlarına, işlerine ve onurlarına iade edildiler.  ,Uygur Türklerinin 20 yıl önce Latinceye evrilen alfabası  eskiden olduğu gibi yeniden  Arap asıllı alfabasına  dönüştürldü. Eğitimde, edebiyatta, sanatta, yayıncılıkta ve din işlerinde  olumlu yönde büyük  değişim ve ilerlemeler oldu. Uygur dili, edebiyatı ve tarihi ile ilgili bu yeni  restorasyonlar  ile   Divanü Lugat-it Türk,Kutadgubilik, başta Uygur klasik edebiyatı üzerine mükemmel kitaplar  ilk kez yayınlandı. Uygurların geçmişine  ve tüm bilim dallarına ait bilimsel makaleler ve paha biçilmez kitaplar art arda  yayınlanmaya başlandı. Doğu Türkistan tarihinde ilk kez  Uygur Türkçesi ile Kur’ani Kerim mealı  de neşredildi. Abdurehim Ötükur’un “İz”, “Uyanan Topraklar” belgesel romanları ile Turgun Almas’in “Uygurlar”- “Hunların Kısa  Tarihi” – “Eski Uygur Edebiyatı”  gibi seçkin eserleri ile ve Kurban Veli’nin “Buğra Hanlar Tezkiresi ” gibi  eserleri peş peşe yayınlandı.  Bu yeniden kendine dönüş ve kültür hareketi  ile  Uygurlar kendi  tarihinin ve milli kimliğine ait yeniden   bilinçlenme oluştu. Ülke genelinde kasaba ve köylere kadar olan tüm bölgelerde   ard arda  Medreseler açılmaya başlandı. Bu  irili ufaklı medreselerde on binlerce   genç Uygur evladı yıllardan beri engeller ve yasaklamalar yüzünden dini eğitimini  almaya başladı.  Bu Medeselerin en ünlülerinden biri  Doğu Türkistan’da tanınmış bir  ünlü din bilgini Abdul Hakim Mahsum tarafından  Kargalık kentinde kurulan Medreseler kompleksi idi. Bu Medreselerde islami bilimler tahsil etmek için Doğu Türkistan’in her tarafından on binlerce talebeler bu Medreselere akmaya başladı. Buradan mezun olan binlerce din adamı memleketlerine dönerek yaşadıkları yerlerde yeni medreseler açtı ve  bu medreselerde genç nesillere dini eğitim vermeye  başladı.

Barın Milli  Ayaklanmasının Önderi  Zeyiddin Yusuf  Karı(Hafız) 

Aslen Barınlı bir genç din adamı olan Zeyiddin Yusuf te  1980’lı yallarda Kargalık’taki bu Medreselere devam ederek Abdulhekim Mahdum’un özel  öğrencisi oldu.  Bu Medreselerde  binlerce genç  dini eğitim öğrencileri veya yetişen din adamları ile yüzlerce  yüzlerce  din  dersi öğretmeninin bir araya geliyor ve bir birlerini tanıyarak fikir alış verişinde bulunuyordu. Böylece yeniden canlanma ve Uygur  dini ve milli kimliğinin   oluşması   ve canlanması bu bilim yurdu olan Medreselerde  oluşmakta idi.  Sonraki yıllarda Barın merkezli Doğu Türkistan Reformist İslam Partisinin Kurucusu ve Barın Milli Direniş Hareketinin Önderi  Zeyneddin  Yusuf te  onlardan biriydi.

Barın Ayaklanması  Gerçekleştiriliyor 
Uzun süredir hazırlık yapan Zeydin Yusuf, Doğu Türkistan’da Çin saldırgan rejimine karşı silahlı bir gerilla hareketinin maddi ve manevi temellerini atmak için Kasım 1989’da arkadaşlarıyla birlikte Barin köyünde “Doğu Türkistan İslahatçı  İslam Partisini kurdu. Plana göre 22 Nisan 1990’da Doğu Türkistan’ın dört bir yanından Barin köyünde toplanan ihtilalciler önce Aktu İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma’ya  hücum edecekler ve buradaki  silahları alarak silahlanacak ve daha sonra  Kaşgar üzerine yürüyecekler ve  3.Doğu Türkistan Cumhuriyetini ilan edeceklerdi.  Çin işgal yönetimi bu plan hakkında önceden haber aldıkları bilgisine ulaşan Zeyneddin Yusuf  ayaklanmayı  05 Nisan tarihinde başlatmak zorunda kaldı.

ABDULHAMİT UYGUR’UN ANLATTIKLARI 
20 yıl  süre  ile   yattığı Çin  Hapishanesinde  Barın  Milli Ayaklanmasına katılan Mücahitlerle birlikte kalan ve halen İstanbul’da yaşayan  Uygur Türkü şair ve aktivist Abdulhamet Uygur bu kahramanlarımızdan duyduklarını şöyle naklediyor : ” Barın  Milli Ayaklanmasının Lideri  26 yaşındaki Zeyneddin Yusuf’   ayaklanma öncesi Doğu Türkistan’ın bir çok kentlerini ziyaret ederek memleketin sosyal ve siyasal durumunu yakından gözlemleyerek  değerlendirmek içir uzunca  bir seyahate çıkıyor.  Durumu değerlendirmek için Doğu Türkistan’daki bazı kasaba ve köylerde yaşayan ve daha önceki yıllarda Kargalık Medreselerinden  dost ve  arkadaşları  ile   fikir alışverişinde bulunuyor.   Onlarla istişare ederek  ortak fikir birliğinde  Silahlı mücadele  başlatılmasına karar veriyorlar.

Hazırlıklar Başlıyor 

Barın Milli Ayaklanmasının Önderi Zeyneddin Yusuf, Fikirdaş dost ve arkadaşlarının yardımı ile  hemen  hazırlıklara başlıyor.   Doğu Türkistan İslahatçı İslam Partisi(DTİİP)’ne üye olarak katılanlara  harekat planı    hakkında  Kar’ani Kerime el  ve yemin ettirilerek  bilgilendiriliyor.  Bu arada Parti üyesi  mücahit sayısı 700 kişiye ulaşıyor. Onlara önce askeri eğitim veriliyor. Yakın dövüş,  süngü ,kılıç ve bıçak kullanma , el bombası ve   EYB yapımı   eğitimlerinde  teorik ve pratik olarak talim veriliyor.  Buna ek olarak,  doğal afet ve yangınla mücadele  ilk yardım gibi diğer konularda da eğitim veriliyor.  Kısa sürede çeşitli yollarla  17  adet  tüfek, tabanca, 64 el yapımı bomba, 150  adet kesici silah( kılıç, bıçak vesaire) , balta ve 20’den fazla  at ve diğer araçlarla silahlanıyorlar.
Zeyneddin Yusuf Liderliğindeki Mücahitler 5 Nisan 1990 günü  sabah namazından   sonra  toplanan 200’den fazla  Kişi olarak  Barın Hükümet Binası önüne geliyor ve İşgalci Çin  yetkililerine hazırladıkları taleplerini yazılı olarak sunuyorlar.

Talepleri şu hususları kapsıyordu :

  1. Müslüman Kadınlara yönelik  Planlı Doğum ve Aile Planlaması adı altında yürütülen insanlık dışı  mecburi kürtaj ve kısırlaştırma gibi  vahşet uygulamalarının sonlandırılması
  2.  Doğu Türkistan’a  yerleştirilmek üzere getirilen Çinli göçmen akının  durdurulması
  3.   Ülkenin yasal  doğal ve sakini olmayan Çinli göçmenlerin kendi memleketlerine  geri yollanması gönderilmesi
  4.  Doğu Türkistan’dan  elde edilen her türlü zenginlik  ve doğal  sözde Özerk Bölge yasalarına aykırı olarak Çin’e götürülmesi  işlemine  son verilmesi, Bu zenginliklerden bölgenin alt yapısının iyileştirilmesi ve Halkının refah seviyesinin yükseltilmesi için de kullanılması
  5.  Haksız olarak mecburi çalıştırma vergisi/uygulamasının(Alvan ve Yasakların) kaldırılması

Barın’daki işgalci Çin yetkilileri Zeyneddin Yusuf Başkanlığındaki bir gurup Mücahitler ile talepleri hakkında görüşmeler yaparken, diğer yandan  bu Direniş olayını  Kaşgar’deki üst yetkililere haber veriyorlar.

ABD askeri üssünün önüne vurdu. Çekimler keskin bir şekilde devam ediyor. Devrimciler de iyi hazırlanmış oldukları için hazırladıkları silahlara karşı güçlü muhalefetlerinde Çin birliklerinden büyük avantaj sağladılar. Buktirmi’de Komutan Zeydin Yusuf’un su kulesine tırmanıp devrimcilere ateş eden Çinli askerleri patlatmak için kuleye doğru yürümesi sırasında Buktirmi’de bir Çinli asker bacağından vurdu. Kanlı bacaklarını sürükleyerek kuleye yaklaşan Joseph, Çinli askerler tarafından vahşice şehit edildi. Yerine Genelkurmay Başkan Yardımcısı Abdugheni Tursun gelecek. Yedi gün yedi gece dağlarda Çinli askerlere ateş ediyorlar. Ordudan dönen Muhammed Tursun adlı bir savaşçı, savaşta birçok fedakarlık yaptı ve birçok Çinli askeri öldürdü. Çin hükümeti, bir Kırgız avcısı satın aldı ve onu Muhammed Tursun’u öldürmesi için gizlice dağa gönderdi. Hain Kırgızlar onu arkadan vurup öldürdü. Önümüzdeki günlerde bu Kırgızlar çıldıracak.toynak. O zamanlar, dünyanın en fazla asker ve gelişmiş askeri teçhizatına sahip olan Çin’e karşı çıkmak mantıksız görülüyordu. Özgürlüğün bedelini ödeyerek korunacağını bilen Barin, devrimcilerin aklındaydı.

  1. Zeidin Yusuf liderliğindeki devrim, Çin hükümetinin cellatları Ding Shaoping, Jiang Zemin ve Li Ping’i şok etti. Cellatlar, Barin Devrimi’nin Doğu Türkistan’daki diğer şehir ve köylere de yayılmasından korktukları için kanlı bir baskı uygulayarak devrimi kökten yıktılar. 1990’da yedi gün sürdü ve kuşatmayı kanlı bir evden eve operasyon izledi. Barin Devrimi’ne yönelik baskılara katılan Çinli bir asker daha sonra ABD’ye kaçtı ve Çin hükümeti tarafından Barin köyünde silahlı bir baskı olarak gördüğünü Radio Free Asia’ya bildirdi.
    Çin hükümeti, uluslararası toplum ve insan hakları örgütleri tarafından Barin köyünde yaşanan kanlı suçları kınadı. Uluslararası Af Örgütü 1999 yılında Uygurların insan haklarına ilişkin 92 sayfalık özel bir rapor yayınlayarak Çin hükümetini Barin Devrimi’ne yönelik baskılar sırasında Uygurlara karşı işlenen insan hakları ihlallerinden sorumlu olmaya ve yaygın insan haklarını durdurmaya çağırdı. Uygurlara yönelik suistimaller ve baskılar.
    Barin Devrimi, Uygur halkının diz çökmüş, kahraman bir millet olduğunu, Doğu Türkistan’ın Çin’e ait olmadığını, Uygur halkının bağımsızlık ruhuna sahip olduğunu dünyaya ilan eden, çığır açan bir devrimdir. Devrim yenilgiyle sonuçlanmasına rağmen, dünya basınını Uygurları yeniden ortaya çıkarmak ve Uygurlar sorununu küresel ölçekte gündeme getirmek için harekete geçirdi. Birçok ülkenin medya kuruluşu Uygur halkının özgürlük umudu ve bağımsızlığa olan güveni hakkında haber yaptı. Ayrıca 20. yüzyılda iki kez bağımsız Doğu Türkistan cumhuriyetleri kurarak bağımsızlıklarını ilan eden Uygurların tarihini de detaylandırıyor.

Her yıl 5 Nisan’da diasporadaki Uygurlar bu şanlı devrimi gurur ve gururla anıyor. Ve bu devrimde kıymetli hayatlarını ve varlıklarını halkın kurtuluşu için adayan şehitlerimizi üzüntüyle anıyor, Zeydin Yusuf gibi kahramanlarımızla gurur duyuyoruz. Doğu Türkistan halkının Çinli saldırganlara karşı savaşma kararlılığını gösterdiği bu önemli günü asla unutmayacağız. Kısırların ruhuyla birbirine bağlanan ateşli irade sonsuza dek kalplerimizde yanacak. Çinli saldırganlara karşı savaşmak ve onların bağımsızlığı için savaşmak vicdani görevimizdir.

Kaynak: https://www.uyghurnet.org/dogu-turkistanin-modern-tarihinde-cigir-acan-milli-bagimsizlik-hareketi-barinayaklanmasi/